Bu Londra gezim tam turistik oldu diyebilirim. Londra'ya ilk ziyaretleri olan arkadaşlarımla 3 günde Londrayı talan ettik.. Gitmeden önce bu kadar eğleneceğimizi hiç düşünmemiştim. Soğuktan yağmurdan endişeliydim daha çok ammaa, hava muhteşemdi. Tam gezmelik. Örneğin Pazar günü christmas'tı ve nerdeyse tüm mağza, ulaşım (taxi hariç), cafe - restaurantlar kapalıydı. Ama biz en çok pazar günü eğlendik. O günü de ayrıca bir postla anlatacağım ve boylece christmas'ta Londra'da neler yapılabilir önerisi olmuş olur..
Önce Covent Garden'la başlayalım. İçinde kapalı bir pazarı, sokaklarında butikleri, pubları, cafeleri olan Londra'nın görülmesi gereken başlıca yerlerinden biri. Tube kullanarak ulaşım çok kolay. Eğer bizim gibi 4 kişiyseniz taxi de düşünülebilir. Biz genelde öyle yaptık.
Here is my firs post about London. Lets start From Covent Garden.
It a must seen area with boutiques, coffee shops, pubs and it's market...
İşte meşhur Covent Garden...
Londra'daki dev ağaçlardan biri de buradaydı..
pazarın içi de dev toplarla süslüydü..
Covent Garden'da bir çok cafe seçeneğinden biri de La Duree, Fransız aksaanıyla ingilizce konuşan garsonlarıyla, gümüş kaşıkları ve muhteşem tatlılarıyla bizim tercihimiz o oldu..
Vanilla Eclair
Pazar reyonları arasında..
O sarı bisikletli taşıyıcıda bizim kocişkolar var:)
Covent Garden'daki en şeker dükkan...
La duree'yi arkanıza alınca dümdüz ilerleyin, bir süre gidince solunuzda bu güzel mağzayı goreceksiniz..
The sweetest shop in covent garden..
O şirin mağzadan sonra da bu nefis cupcake dükkanı var.. En renksizi ama en lezzetlisi Esranın elindekiydi... Haa yanındaki Kick Ass kahvecisinden kahve almayı da unutmayın..
Delicious Cup cakes..
Bir bisikletin tavanına kurulan bu kaplanı görünce dayanamadım, Birsürü pozum var:) Bunun sebebi benim Leopar baskıya olan yeni saplantım da olabilir tabi:)
I could'nt stop my self to take pictures with the leo, it is probably because of the leopard print trend of novadays...
Covent Garden'daki birsürü tradisyonel pub'tan biri.
Bu da gece görüntüsü. Hergün covent gardena gittik diyebilirim.. Keşfedilecek çok yer var;)
Elektrkli Testereyle meydanda gösteri yapan çılgın arkadaş..
Covent Garden Ganimetleri, Apple Store'dan 4G S 'ler, Bana ve Uğura:P
Covent Garden'dan Trafalgar Square'e doğru ilerlerken bir pub daha..
Trafalgar Squeare'de Admiralty Arch (Buckingham Palace 'a giden yol)
Parlamentoya giden yolda ilerliyoruz, nehrin karşısındaki london eye, sokak arasından göz kırpıyor..
Westminister Abbey , Parlemento ve Big Ben üçlüsüne yaklaştık. Öncesinde kırmızı telefon kulübesi önünde poz verilsin..
Fotoğrafçı dediğin, gezdiği şehirlerde her açıdan birsüre fotoğraf çeker, turist dediğin ise , o karelere kendi de dahil olur:)
Prens William ve Kate'in de evlendiği kilise Westminister Abbey. Yukardan bakınca bir haç şeklinde olan çook gösterişli bir kilise...
Big Ben ve Dolunay
Big Ben'in önünden, Thames nehrine vuran ışıklarıyle Londen Eye Dönme Dolabı Manzarası..
Şimdilik bu kadar Sırada, Camden town, Oxford street, Knights bridge var... Araya da bir iki ne giydim postu serpiştiririm diyorum. Bir süre daha London Postlarına devam yani;)